Ramazan ayının faziletleri ve Oruç hakkında eklenen bazı yazı başlıkları
? Müjdeler olsun! REYYAN kapısı aralandı ? Geldi yine gül mevsimi
?
Ramazanda ibadet ve iyiliğin sevabı ? Ramazan ve Günahlarımız
? Osmanlı'da Ramazan Sofrası ? RAMAZAN AYI

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 11 Sayfa bulundu

Konu: Başı açık namaz kılmak

  1. #1
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.06
    Yer: İstanbul
    Yaş: 32
    Mesajlar: 2.309

    Başı açık namaz kılmak

    Sual: Namaz kılarken takke giymek sünnet midir? Başı açık kılmak mekruh mudur?
    CEVAP
    Evet, takke giymek sünnet, başı açık kılmak mekruhtur. Mekruh olan namaz, sahih ise de, sevabı olmaz. Bir erkek, namazda başı örtmeye önem vermediği için açık kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermediği için açarsa, imanını kaybeder. Kendini Allahü teâlâya karşı, küçük göstermek için, başı açık kılmak zarar vermez ise de, yine örtmek efdaldir. Harareti teskin ve rahatlık için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar, Halebi)
    Nimet-i İslam kitabında, namazın mekruhlarının 15.’sinin dipnotunda (Başı açık namaz kılmak mekruhtur) buyuruluyor. 57.’sinde de mekruh olduğu bildiriliyor.
    Şafii’de de, sarıkla veya takke ile kılmak sünnettir. (Fetava i kübra)
    Peygamber efendimiz başı açık kılmazdı. Sarık takkeden daha faziletlidir. Herhangi bir başlıkla namaz kılmak, başı açık kılmaktan daha faziletlidir. Bir hadis-i şerif meali:
    (Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız kılınan 70 rekattan daha sevabdır.) [Ebu Nuaym]
    Fıkıh kitaplarında deniyor ki:
    Namaz kılarken, düşen başlığı tek el ile alıp başını örterek kılmak, o haliyle kılmaktan daha iyidir. (Gurer ve Dürer)
    Namaz kılarken, imkân varsa, en iyi, en yeni, en temiz elbiseyi giymeli. Bir âyet-i kerime meali:
    (Her namaz kılarken, süslü [temiz, sevilen] elbiselerinizi giyin.) [Araf 31]
    Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Namaz kılarken en iyi elbisenizi giyinin. Allahü teâlâ, kendisi için ziynetlenmeye, süslenmeye en layık olandır.) [Beyheki]

    HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...

  2. #2
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.03.08
    Yer: "Lâ taknetû min Rahmetillâh"
    Yaş: 26
    Mesajlar: 1.919
    Blog Mesajları : 1

    emegine saglık verdiggin bilgiler için ALLAH cc razı olsun

  3. #3
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.01.07
    Mesajlar: 483

    (Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız kılınan 70 rekattan daha sevabdır..

    bazı yerlerde sarıkla namaz kılmaya kalksak sanki farklı gözlerle bakılıyor ne güzel olurdu ama anlıyana selam ve dua ile ....

  4. #4
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.10.06
    Yer: İstanbul
    Yaş: 30
    Mesajlar: 2.340

    Alllahü teala razı olsun.

    Ahir zamanda unutulmuş bir sünneti meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır buyuruluyor.

  5. #5
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.06
    Yer: İstanbul
    Yaş: 32
    Mesajlar: 2.309

    Alıntı >AYLİN<´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    emegine saglık verdiggin bilgiler için ALLAH cc razı olsun
    Sağolun teşekkürler.Amin cümlemizden Allahü teala razı olsun..


    Zikr et zikr, bedende iken cânın,
    Kalb temizliği, zikrîledir Rahmânın.

    Evveliniz ve sonunuz selâmetde olsun!.

  6. #6
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.08
    Mesajlar: 4

    herkeze allahin selamiyla merhaba diyorum.bugün ilk günüm sitenizde..cok hosuma gitti.allah hepinizden razi olsun...

  7. #7
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.11.07
    Yaş: 26
    Mesajlar: 658

    Alıntı gurbetci 1743´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    herkeze allahin selamiyla merhaba diyorum.bugün ilk günüm sitenizde..cok hosuma gitti.allah hepinizden razi olsun...
    selamün aleyküm kardeşim hoşgeldin aramızza eminim çok memnun kalıcaksın bu siteden ben girdiğim ilk günden beri çok fazala şey öğrendim arkadaşlarımız sayesinde ALLAH hepsinden razı olsun

  8. #8
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.10.06
    Yer: İstanbul
    Yaş: 32
    Mesajlar: 2.309

    Alıntı gurbetci 1743´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    herkeze allahin selamiyla merhaba diyorum.bugün ilk günüm sitenizde..cok hosuma gitti.allah hepinizden razi olsun...
    gurbetçi kardeşim hoşgeldin siteye.Ama Allahü tealanın selamıyla merhaba değilde sen Selamun aleyküm deHanım değilsen Ve aleyküm selam diyelim bizde.Cenab-ı Hak cümlemizden razı olsun.

  9. #9
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 16.10.08
    Yaş: 39
    Mesajlar: 14

    end oğru bilgileri diyanetin fetva makamından alabiliriz

    Alıntı mektubat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sual: Namaz kılarken takke giymek sünnet midir? Başı açık kılmak mekruh mudur?
    CEVAP
    Evet, takke giymek sünnet, başı açık kılmak mekruhtur. Mekruh olan namaz, sahih ise de, sevabı olmaz. Bir erkek, namazda başı örtmeye önem vermediği için açık kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermediği için açarsa, imanını kaybeder. Kendini Allahü teâlâya karşı, küçük göstermek için, başı açık kılmak zarar vermez ise de, yine örtmek efdaldir. Harareti teskin ve rahatlık için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar, Halebi)
    Nimet-i İslam kitabında, namazın mekruhlarının 15.’sinin dipnotunda (Başı açık namaz kılmak mekruhtur) buyuruluyor. 57.’sinde de mekruh olduğu bildiriliyor.
    Şafii’de de, sarıkla veya takke ile kılmak sünnettir. (Fetava i kübra)
    Peygamber efendimiz başı açık kılmazdı. Sarık takkeden daha faziletlidir. Herhangi bir başlıkla namaz kılmak, başı açık kılmaktan daha faziletlidir. Bir hadis-i şerif meali:
    (Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız kılınan 70 rekattan daha sevabdır.) [Ebu Nuaym]
    Fıkıh kitaplarında deniyor ki:
    Namaz kılarken, düşen başlığı tek el ile alıp başını örterek kılmak, o haliyle kılmaktan daha iyidir. (Gurer ve Dürer)
    Namaz kılarken, imkân varsa, en iyi, en yeni, en temiz elbiseyi giymeli. Bir âyet-i kerime meali:
    (Her namaz kılarken, süslü [temiz, sevilen] elbiselerinizi giyin.) [Araf 31]
    Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Namaz kılarken en iyi elbisenizi giyinin. Allahü teâlâ, kendisi için ziynetlenmeye, süslenmeye en layık olandır.) [Beyheki]

    HUZUR PINARI - İslamiyet, İslam Dini, Ehl-i Sünnet İtikadı, İlmihal, Kitaplar...


    Selam aleyküm
    buradaki cevap üzerine diyanet işleri fetva birimini aradım .Bana takke ve sarık takmanın müshetap yani yapılması çok sevap kazandıran bir davranış olduğunu; ancak takmamanında yukarıdaki cevapta belirtildiği gibi namazın sıhhatini bozamayacağını heleki mekruh sınıfına hiç sokamayacağını belirttiler
    tam olarak diyanetin metni de sünnet ve adablarla alakalı aşağıdaki şekilde
    Allah2a emanet olun
    Sünnet, Hz. Peygamber'in devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmaksızın terketmediği veya mazeretsiz nâdiren terkettiği şeydir. Namazda Sübhâneke duasını okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yapılmasına sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza (ikab) yoktur; sadece kınama ve sitem (itâb) vardır. Namazın sünnetleri, namazın vâciplerini tamamlar, onlardaki kusurları telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Hz. Peygamber'e muhabbetin bir nişanesi sayılır. Bununla birlikte sünnetin terkedilmesi ne farzın terkedilmesi gibi namazın bozulmasını (fesad) ve yeniden kılınmasını, ne vâcibin kasten terkedilmesi gibi tahrîmen mekruhluğu, ne de vâcibin sehven terkedilmesi gibi sehiv secdesi yapmayı gerektirir. Fakat sünnetlerin kasten terkedilmesi "isâet" (yanlış ve kötü davranma) olur. İsâet, Hanefîler'in tanımlamasına göre tenzîhen mekruhun üstünde, tahrimen mekruhun altında yer alır. Hz. Peygamber'in devamlı olarak yapmayıp, yapılmasına teşvikte bulunduğu şeylere ise Hanefîler, mendup=müstehap adını vermişlerdir. Buna göre meselâ sabah namazının farzından önce iki rek`at namaz kılmak sünnet, ikindi ve yatsıdan önceki dört rek`at ise müstehap sayılmaktadır.

    Edep (çoğulu âdâb) ise, Hz. Peygamber'in devamlı olmaksızın birkaç kere yaptığı şeylerdir. Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak (yani rükûda üçten fazla "sübhâne rabbiye'l-azîm" demek) böyledir. Hanefî kitaplarında edep tabiri, mendub=müstehap anlamında da kullanılır. Âdâb sayılan şeyleri terketmek, her ne kadar isâet sayılmaz ve kınamayı gerektirmez ise de bunlara riayet edilmesi daha faziletlidir (efdal). Esasen namazın âdâbı, yüce yaratıcının huzurunda durulduğunun farkında olunarak, zâhiren mütevazi bir halde bulunmaktır.

    Buna göre Hanefîler'de namazın farz ve vâcipleri dışında yapılması uygun görülen şeyler kuvvetliden zayıfa doğru şöyle bir sıralama takip etmektedir: Sünnet, mendup=müstehap, âdâb.

    Diğer mezheplerde ise mendup, bir bağlayıcılık ve gereklilik söz konusu olmaksızın yapılması istenen şey şeklinde tanımlanmaktadır. Mendubun yapılmasına sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza yoktur. Fakat mendubu terkeden kişi, kınama ve sitemi hak eder.

    Buna göre, cumhurun mendup tanımı Hanefîler'in sünnet tanımı ve anlayışlarıyla örtüşmektedir. Esas itibariyle namazın farz ve vâciplerinden olmayan, dolayısıyla eksikliği namazın aslına zarar vermeyen, bununla birlikte yerine getirilmesi hem Hz. Peygamber'in uygulamasına uyma hem de namazın şekil ve içeriğini tamamlama anlamına gelen şeylerin genel anlamda mendup olarak değerlendirilmesi, namazın sünnet, müstehap ve âdâbının bu başlık altında düşünülmesi mümkündür. Bu bakımdan aşağıda namazın sünnetleri ve âdâbı olarak sayılan şeyler genel olarak namazın menduplarıdır.


    A) SÜNNETLERİ

    Namazın sünnet ve âdâbının çoğu, namaz fiillerinin belli bir düzen ve intizam içinde yapılmasını ve yapılan fiillerin şeklen güzel görünmesini sağlamaya yöneliktir. Namazın sünnetleri şunlardır:

    1. İftitah tekbirini alırken ellerin yukarı kaldırılması ve bu esnada ellerin açık ve parmakların normal halleri üzere bulunması ve içlerinin kıbleye yönelik tutulması. Erkekler ellerini kulaklarına, kadınlar göğüsleri hizasına kadar kaldırırlar. Bu hüküm kunut tekbiri ve bayram namazının ilâve tekbirleri için de geçerlidir. Ayrıca, imama uyan kişi (muktedî) iftitah tekbirini, imamın iftitahından çok sonraya bırakmamalıdır.

    2. İftitah tekbirinin hemen ardından el bağlamak (itimat). Bunda önce elleri salıverip (irsâl) sonra bağlamak yoktur. Erkekler göbek altından ve kadınlar göğüs üstünden el bağlarlar. Sağ el sol elin üzerine konulur. Erkekler sağ elin serçe ve baş parmaklarını sol bileğin iki tarafından halka yaparlar. Kadınlar halka yapmayıp, sağ ellerini düz bir şekilde sol elleri üzerine koyarlar.

    3. Kıyamda iken ayakların arasını dört parmak kadar açık bulundurmak. Namaza başlarken ve ara tekbirlerinde ellerin kaldırılması, hizası, kıyam ve rükûda iki ayak arasındaki mesafe gibi konularda mezheplere göre farklı uygulamalar vardır.

    4. Sübhâneke okumak, namaza Allah'ı bu şekilde överek, senâ ederek başlamak sünnettir. Bu bakımdan Sübhâneke birinci rek`atta iftitah tekbirinden (tahrîme) hemen sonra okunur.

    5. Tek başına namaz kılan için sadece ilk rek`atta ve Sübhâneke'den sonra Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm demek (teavvüz). Cemaatle namaz kılma durumunda sadece imam "eûzü?" çeker, imama uyan kişiler Sübhâneke'den sonra bir şey okumazlar.

    6. Tek başına namaz kılan kişinin ve cemaatle namaz durumunda imamın, her rek`atın başında Fâtiha'dan önce besmele çekmesi. İmama uyan kişilerin besmele okuması gerekmez.

    7. Sübhâneke'yi ve eûzü besmeleyi gizli okumak, Fâtiha'nın sonunda "âmin" demek. Fâtiha'yı okuyan da işiten de âmin der.

    8. Tek başına namaz kılarken Fâtiha'nın arkasından okuyacağı sûrenin, sabah ve öğle namazlarında uzun sûrelerden, ikindi ve yatsı namazlarında orta uzunluktaki sûrelerden ve akşam namazında kısa sûrelerden seçilmesi. Cemaatle namaz durumunda, imam cemaatı soğutmamak durumunda olduğu için, bulunduğu yere ve cemaatin durumuna göre sûre seçer. Uzun sûreler, tıvâl-i mufassal olarak anılır. Hucurât sûresi ile Bürûc sûresi arasındaki sûreler bu grupta yer alır. Orta uzunluktaki sûrelere de evsât-ı mufassal denir. Bürûc sûresi ile Beyyine sûresi arasındaki sûreler bu grupta yer alır. Kısa sûreler ise, kısâr-ı mufassal diye anılır. Bunlar Beyyine sûresinden Nâs sûresine kadar olan sûrelerdir.

    9. Rükûa varırken tekbir almak, yani Allahüekber demek.

    10. Rükûda üç kere "Sübhâne rabbiye'l-azîm" demek.

    11. Rükûdan doğrulurken "Semiallahü limen hamideh" demek (tesmî`). Bunu imam ve tek başına namaz kılan söyler; imama uyan kişi söylemez.

    12. "Semiallahü limen hamideh" dedikten sonra, "Rabbenâ leke'l-hamd" veya "Allahümme rabbenâ leke'l-hamd" demek (tahmîd). Bunu tek başına namaz kılan ve imama uyanlar söyler. İmam da söyleyebilir (Ebû Hanîfe'ye göre imam söylemez).

    13. Tek başına namaz kılan kişi, tesmî` ve tahmîdi gizli yapar. İmam ise tesmîi sesli söyler. Tahmîd her durumda sessiz okunur. Ancak kalabalık cemaatte imamın sesi arkalardan duyulmuyorsa ortalardan bir kişi, imamın tekbirlerini yüksek sesle tekrarladığı gibi tahmîdi de yüksek sesle okur.

    14. Erkeklerin, rükû durumunda dizlerini dik ve arkalarını düz tutmaları, dizlerini elleriyle kavramaları, dizlerini tutarken ellerini açık bulundurmaları. Kadınlar ise ellerini dizleri üzerine koyarlar, dizlerini tutmaz ve parmaklarını ayrık bulundurmazlar. Dizlerini bükük ve arkalarını meyilli bulundururlar.

    15. Rükûda başını aşağı, yukarı eğmeyip doğru tutmak.

    16. Rükûdan doğrulup dik durmak (kavme). Bunun ta`dîl-i erkânın bir parçası olma ihtimaline binaen vâcip olduğu da söylenmektedir.

    17. Rükûdan doğruluşta (rükû kavmesinde), bayram tekbirlerinin arasında elleri yana salıvermek (irsâl).

    18. Secdeye varırken yere önce dizlerini, sonra ellerini, daha sonra yüzünü koymak ve secdeden kalkarken, secdeye varış sırasının tersini yapmak; secdeye varırken ve secdeden kalkarken "Allahüekber" demek.

    19. İki secde arasında celse yapmak, yani kısa bir ara oturuşu yapmak. Bunun ta`dîl-i erkânın bir parçası olma ihtimaline binaen vâcip olduğu da söylenmektedir.

    20. Secdelerde başını iki eli arasında yere koyup ellerini yüzünden uzak tutmamak ve parmaklar bitişik ve el ayası yere yapışık olmak.

    21. Secdelerde üçer defa "Sübhâne rabbiye'l-a`lâ" demek.

    22. Erkeklerin, secdede iken karnı uyluklardan, dirsekleri yanlarından ve kolları yerden uzak tutması. Kadınlar ise, secdede alçalıp kollarını yanlarına bitiştirir ve karnı uyluklarına yapıştırırlar.

    23. Secde arası oturuşta (celse) ellerini uylukları üzerine koymak.

    24. Gerek celsede gerek ka`dede, erkekler sol ayaklarını yere yayıp üzerine oturur ve sağ ayaklarını parmaklar kıbleye gelecek şekilde dikerler. Kadınlar ise ayaklarını sağ yanlarına yatık bir şekilde çıkarıp, öyle otururlar (teverrük).

    25. Tahiyyât'ın teşehhüdünde "lâ ilâhe" derken sağ elinin şahadet parmağını yukarı kaldırıp "illallâh" derken indirmek.

    26 Tahiyyât'ı gizli okumak.

    27. Rek`atı ikiden ziyade olan farzların ilk iki rek`atının dışında Fâtiha okumak.

    28. Son oturuşta, Tahiyyât'tan sonra salavat okumak. Bu, namazın müekked sünnetlerindendir.

    29. Salavattan sonra dua etmek.

    30. Selâm verirken başı önce sağa sonra sola çevirmek ve her iki tarafa selâm verirken "es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh" demek. İmam, selâm verirken hafaza melekleri ile cemaate; imama uyan kimseler cemaate ve imama; tek başına namaz kılan kimse ise meleklere selâm vermeye niyet eder. İmam sola selâm verirken sesini biraz alçaltır. İmama uyanların selâmı, fâsılasız olarak imamın selâmının hemen ardından olmalıdır. Ayrıca birinci rek`attan sonra imama yetişen muktedînin (mesbûk), imamın ikinci selâmını beklemesi de sünnettir.


    NAMAZIN ÂDÂBI

    Âdâb, Hz. Peygamber'in bazan yapıp bazan terkettiği şeyler olup Hanefî literatüründe mendup veya müstehap anlamında kullanıldığı da olur. Bunları terketmek, isâet sayılmaz ve kınamayı gerektirmez ise de riayet edilmesi daha faziletlidir (efdal). Esasen namazın âdâbı yüce yaratıcının huzurunda durulduğunun farkında olunarak zâhiren mütevazi bir halde bulunmaktır.

    Namazın âdâbı (müstehapları) şunlardır:

    1. Namaz esnasında iken hem görünüşte hem iç dünyada bir tevazu, sükûnet ve huzur içinde bulunmak.

    2. Kıyafete çeki düzen vermek. Meselâ gömlek gibi düğmeli bir giysi giyildiğinde düğmelerini iliklemek.

    3. Kamet sırasında "hayye alel felâh" denirken imam ve cemaatin namaz için ayağa kalkması.

    4. "Kad kameti's-salâh" denilirken imamın namaza başlaması, müezzini fiilen tasdik etmek anlamına geleceği düşüncesiyle âdâbdan (müstehap) sayılmıştır. Fakat imamın kametin bitmesini beklemesinde ve kamet bittikten sonra namaza başlamasında da bir beis yoktur. Hatta Ebû Yûsuf ile diğer üç mezhep imamına göre en uygunu kamet bittikten sonra namaza başlanmasıdır. Çünkü bu suretle cemaate saflara çekidüzen verme fırsatı tanınmış olur.

    Kamet getirilirken camiye giren kişi ayakta beklemeyip, hemen oturur ve cemaatle birlikte ayağa kalkar.

    5. Erkekler iftitah tekbiri alırken ellerini yenlerinin dışına çıkarmak.

    6. Namaza dururken kalbin ameli olan niyete lisanın fiili olan sözü eklemek. Söyleme kalbin amelini engelliyorsa kalbin niyeti ile yetinmek gerekir.

    7. Namazda bulunan erkek ve kadının huşû üzere olup kıyamda secde yerine, rükûda ayaklarının üzerine ve secdede burnun iki kanadına, otururken kucağına ve uyluk üzerlerine ve selâmda omuz başlarına bakması.

    8. Namaz esnasında mümkün oldukça öksürüğü, geğirmeyi gidermek ve esneme durumunda ağzı tutmak, dudakları dişlerle olsun kapamak; bu da yeterli olmazsa sağ el ile kapamak.

    9. Tek başına namaz kılan kişinin, rükû ve secde tesbihlerini üçten fazla yapması.

    Bütün bunlar yapılması güzel (müstahsen) olan şeylerdir ve ibadet esnasında Allah'ın huzurunda olma şuuruna ve O'na gösterilmesi gereken tâzime de uygun davranışlardır.

  10. #10
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 07.08.12
    Yaş: 28
    Mesajlar: 35

    Yaklaşık bir aydır namazlarımı sarıkla kılıyorum.Aynı camiye gittiğim için cemaat hemen hemen beni tanıyor. İlk başlarda mırın kırınlar oldu ama artık bu bizim ahmet deyip geçiyorlar. Arkadaşlar namazlarınızı sarıkla kılın. İnanın bana huzuru hissedeceksiniz. Allah öyle bir huzur veriyor ki sarıkla namazını kılana anlatılması mümkün değil. Bir defa takkeyle kıldım. İnanın bana nerdeyse sinirimden ağlıcaktım o namazı da mecburiyetten takkeyle kılmıştım.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 02-11-2009, 13:25
  2. Başı açık gezmek insanı nasıl bir tehlikeye götürür?
    Konu Sahibi -Ammar Bin Yasir- Forum Nasihatler
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 08-06-2009, 16:51
  3. kadınların başı açık namaz kılmaları
    Konu Sahibi volide Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27-10-2007, 14:38
  4. Başörtüsünün hükmü nedir? Başı açık gezmek insanı nasıl bir tehlikeye götürür?
    Konu Sahibi gurbetten Forum Islamda Kadının Yeri ve Önemi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-08-2006, 11:20

İşaretlemeler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •