1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

Konu: Kalp gözünü açmak için

  1. #1
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.08.10
    Yer: eskişehir
    Yaş: 23
    Mesajlar: 752

    Kalp gözünü açmak için

    Sitemizdede mevcutmuş ama ben daha geniş araştırdım.
    http://forum.islamiyet.gen.tr/bize-a...si-yardim.html

    Abdulhalik gücdevani Hz.Tasavvuf Terbiyesini Sismatik hale getirdi.Bu terbiye İle Kalp korunur. mertebeler Atlanır
    Bunun 8 Yolu vardı
    1- Huş Der-dem (Alınan Her nefeste gafletten uzak durmak)
    2-Nazar ber-kadem (Yürürken bakışları Ayağından ayırmamak)
    3-Sefer der- Vatan (beşeri Sıfatlardan sıyrılıp İlahi Sıfatlara bürünmek
    4-Halvet der-encümen (Dışta halka içte rabbıne baglı olmak)
    5- Yadkerd (Allahı zıkrederk Kalbı zıkır ettırmek )
    6-Bazgeşt( Kalpte Tevhid Sırları nı Bulmak)
    7-nagihdaşt(Mesglıyet verecek dusuncelerden kurtulmak)
    8- Yaddaşt (Allahı asla unutmamak,zıkrın Getırdıgı manevı Aydınlıgı Sondurmemek)

    Buyuk zattan Sonra gelen Yuce zatlardan Şah-ı nakşibend Bu Kurallara 3 tane daha ılave etmıstır
    9-Vukuf-ı zaman ( Zamanı Bılmek degerlendırmek)
    10-Vukuf-ı adediye(Zıkrın adedını bılmek)
    11-vakuf ı Kalbı( kalbı Baglı Herşeyi bılmek)
    KAYNAK: .islamiforum.info/tasavvuf-ve-tasavvufa-dair/28618-kalp-gozunun-acilmasi.html

    Kalp Gözü Açmak İsteyenlere

    Aşağıdaki verilen tavsiyeler çok ağır olmakla birlikte süreyi kısaltmaya yöneliktir. Esma zikri yapanlar muhakkak Esmaül hüsnayı tamamen okumakla hergün dengeleme yapmaldır.
    Pek çok bereket ve feyz'e menba olan şu ayetler ayrıca kalb gözünü açmada tesirlidir.
    Necm Suresi Ayet 58 i, gunde 1153 defa okuyanin kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Defa Ya Rahman diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Defa Ya Basit diyenin Kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Defa Ya Basir diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Defa Ya Nur diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Defa Ya Habir diyenin kulagi Ruhanilerin sesini duyar.
    Gunde 13.000 defa Ya Semi'u diyenin kulagi Ruhanilerin sesini duyar.
    Gunde 2207 defa Kaf suresi Ayet 22 i, okuyanin kalp gozu acilir.
    Gunde 7.000 Subbuhun Kuddusun vel melaiketu ver ruh diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 7.000 defa Ya Allamul Guyub diyenin Kalp gozu acilir.
    Gunde 13.000 Ya Batin diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 7.000 defa Ya Hayyu Ya kayyum diyenin kalp gozu acilir.
    Gunde 7.000 Defa Besmele okuyanin kalp gozu acilir.
    Gunde 1000 Defa Ayeti-i Kursi okuyanin Kalp gözü açılır.
    Gunde 1000 defa Fatiha-i Serif okuyanin Kalp gözü açılır.
    Gunde 1000 defa Ihlas-i Serif Okuyanin Kalp gözü açılır.
    Not: Her Esmanin yine her hususi inkişafıda vardır.

    Son olarak, kolay zikredilen ve her terakki ehlinin virdi olan "Ya Allah" yahut "Allah" esması.
    Günde Ebced sayısı kadar (4356) kısa süre sonra ya da bir başka ifade ile bir kaç ay zarfında ruhanilerle münasebeti başlar.

    Not: Zikirler Tenha karanlik veya los bir odada, gozler kapali, gonul butun dusuncelerden bos kibleye oturarak cekilirse daha faydali ve kisa zamanda etkisi gorulur. Hatta basiniza Beyaz cok ince bir tulbent gecirirseniz daha iyidir. Niçin?

    Oturduğunuz yerde başınıza piramit bir şapka veya yuvarlak köşeli bir örtü ile örtmek sizin “enerji boyutunuz”da yüksek bir farklılık ortaya çıkaracaktır.
    Camilerin üstünün kubbe şeklinde olması, müspetleri çekmesi içindir. Kozmostan gelen yaratılanların o yuvarlaktan içeri girmeleri camidekilerin huzurlu olmasını sağlar.
    ınsanların şeklinin anten gibi, başının da yuvarlak ve kubbe gibi olması Yaratıcı'nın planının çok ince düşünülmüş, insanlığa ibret dersi verecek bir parçasıdır.

    Tarikatlerin bazısında dış dünya ile irtibatı kesme ve zikre yoğunlaşma tavsiyesi ile başın üzerine beyaz bir örtü salınıverilir. Gözleride kapayacak şekilde.

    Kimsenin bulunmadigi karanlik odada veya mum isigina bakarak devamli kible tarafina dogru zikir cekilir ve gunde en az 1 saat. Ucuncu Gozun acilmasindaki ilk etken Alninizin ortasina parmakla bastiriliyormus gibi veya alninizin ortasi uyusuyormus gibi veya alninizin ortasinda titresim olusmasi, uyusukluk olmasi gibi veya ve veya... bu ilk noktasidir. Bir kisi gunde en az 2 saatini zikire ayirmasi lazimdir. Gece ve gunduzede bu saatleri bolusturebilir.


    Günde 313 ve daha fazla Ayet'el Kürsi okumak kuvvetli tesir icra ettiği müşahade edilmiştir.

    Ayrıca, Kalp gözünün açılmasına alametler olarak, belli bir süre sonra Başta ağrı, kulaklarda çınlama, uğuldama yahut tiz sesler duyma, aynı anda ya da müteakiben iki kaş arasına birisi bastırıyormuş gibi basınç hissi oluşur ve bir diğer hususta kalbin inkişafı şeklinde olur. Kaynaklar ve tecrübesi olanlar bu şekilde ifade ediyor.

    Yalnız şunu da belirtmeden geçmemekte fayda var. Bu hususta samimi olan kişi mümkün mertebe seher vakti dediğimiz sabah namazından az evvel kalkarak (yaklaşık bir-bir buçuk saat evvel) 2 rekaat namazını, şayet bu vakitte eda ediyorsa teheccüdünü kılsın arkasında Sabah namazına kadar aralıksız 1,5 saat virdini okusun. Aralıksız okumada bir yoğunlaşma ile beraber 15 dakika aralıklarla kademelerde yükselme oluyorki en ileri kademe daha etkili oluyor

    ***Alıntıdır***

    Kalp Gözünün Açılması ve Ruhanilerle Görüşmek için

    araştırmalarıma göre kalp gözünün açılması için bir insanın riyazata devam ederek her sabah namazının ardından 2500 defa besmeleyi şerifeyi okuması gerekiyor. tam kırk gün süresince yada aynı yöntemi yine aynı şartlarla yaparsınız ondört veya onbeşinci günde ruhanilerlede görüşmek allah dilerse mümkün oluyor.
    KAYNAK: lahuti.com/forum/kalp-gozunun-acilmasi-ve-ruhanilerle-gorusmek-icin-40889.html

    Kalp gözünün açıklılığı insanın ne derece temiz olduğuna bağlı kalbinin.. Allah dilediğine açar o kapıyı.. Ama size kesin olarak işe yarayan bir terkibi söyleyebilirim. Tenha ve kimsenin olmadığı bir yerde hulusi bir kalp ile yalnızca Allah'a teslim olarak seccade üzerinde kıbleye karşı oturup en az 1 saat olmak şartıyla Yâ Allah Yâ İlah Yâ Rab diyerek kimse ile konuşmadan devamlı zikrederseniz bunu kalpten inanarak sadece Allah rızası için yaptığınız takdirde aklın alamayacağı mucizeyle karşılaşırsınız.Bizzat denedim ve yaşadım unutulmaz birşeydi isteyen deneyebilir..

    Kaynak Şems'ül Maarif'ül Kübra kitabı sayfasını hatırlamıyorum çok uzun zaman geçti..Selametle


    KAYNAK: .lahuti.com/forum/kalp-gozunun-acilmasi-ve-ruhanilerle-gorusmek-icin-40889.html

    1Z-Herkese açık, herkes kendi nefsinde bulduklarını, tecrübe ettiklerini ortaya koyabilir ama kendim bazı mevzulara dokunmayacağım için, yine de sizde paylaşmadan evvel bazı mevzuları alıkoyabilirsiniz, bunlar nelerdir, mesele bazı tecelliler vardır ki ifade etmeniz sizin için riya kategorisinde etki yapıp bu gibi tecellilerin kesilmesine sebebiyet vermesinden ötürü kendim bu prensibe bağlı kalacağım için size de bazı keşiflerinizi bazı mahremlerinizi paylaşmamanızı nasihat ediyorum. Kendiniz karar vereceksiniz.

    Başlangıçta olması itibariyle başlamış olduğum bu mevzuun ifade ettiğim gibi irademin kat kat fevkinde olmasından ötürü peyderpey şerh edeceğim, oldukça uzun anlatım olacak, yer yer burada eklemeleri göreceksiniz, bilemem belki bir iki haftaya yayılabilir, gücüm yettikçe elimdekileri buraya ekleyeceğim, şimdiden afvınıza sığınırım.

    Şayet burada paylaşacaklarımızı nefsinizde tecrübe etmek isterseniz, evvelen size hatırlatmam kesinlikle hiçbir beklentiye girmemektir. İkinci olarak uzun bir yolculuğa çıktığınızı ikaz etmek isterim, soğan kabuğundan daha ince, belki alemlerin sayısından daha fazla tabaka tabaka kalb hayatınızı yükseltmeniz size yorucu ve çabuk netice vermiyor gibi gelebilir, üçüncü olarakta bu çıkılan helezonda aşağı düşme tehlikesi var, düşülürse düşme hızı ve ivmesiyle yerin daha altlarına girme ihtimali kapıda, onun için nefsine itimad edemeyenler ya girmemeli veya belki benim gibi bu işin azıcık şakasından yapıyorum demeli kendisine ama kesinlikle iddia etmemeli (var mı benim gibi/kadar zikir yapan filan)

    Uygulamak isteyenler herbir basamağa dikkat etmeli, vereceğim link ve çalışmalara yoğunlaşmalı ve basamak atlamamalı. Bir tecelli olmadan diğerine tercihte bulunmamalı.

    Bu uzun mevzuya, uzun bir densiz, kıymetsiz haddini aşan girizgâhtan sonra hakkınızı helal etmenizi istirham ederim. Bir diğer açıklama ve izahata geçmeden evvel, bu meşrebin evvelinde ve daiminde yolunuzun membâı olacağını düşündüğüm zikiri beyan edeyim.

    يَا رَحْمنُ
    Ya Rahmân - İsm-i Şerifi, her vakit namazından sonra 2500 defa zikredilir. İsmi Rahmân ile kalpler yumuşar, farzları yerine getiren kebairden sakınanlara bereketi ile kaza ve musibetlerden muhafaza olunacağı gibi inşaallah ilerleyen merhalelerde iç dünyanızın gelişmesi ve hadiselerin oluşumuna dair hiss-i kabl'el vuku gibi küçük büyük tecellilere mazhar olunabilir.


    Şimdi Kalb gözü mevzuunda kalb-i selim önemli bir rol oynadığı gibi, kalb hayatının kapısını açan şartları öncelikle buraya kaydedelim.

    Kalp hayatına açılmak, sıkı sıkıya, "az yeme, az uyuma, az konuşma" hususlarının yerine getirilmesi şartlarının üzerinde bina edilmesi önem arz ettiği gibi, Kalb gözünün aydınlanması ise Zikir, Üstadın ifade ettiği gibi Teheccüd namazının ikame edilmesi ve dua gayretlerine bağlıdır. Kalb hayatının sözkonusu olmadığı bir yaşam tarzında kalb gözü gayesine ulaşılamaz. Bu tıpkı ağaç olmadan meyve beklemek gibidir.

    Kalb hayatının şartları olan az yeme, ay uyuma, az konuşma hususlarını bildiğinize hamledip onun verasında mevzuya esas teşkil eden hususların üzerinde duracağım.

    (Bu mesaja İlave olacak- misafirlerim var, müsaadenizle. )

    Bir ilerki mesajda dua ve diğer hususlara geçeceğim, bu mesajımı iki ayrı bilgi ile tamamlamak istiyorum.

    İlki, internette kelime ararken karşıma çıktı, benim burada uzun uzadıya üzerinde durmama hacet bırakmadı. Aşağıda linklerini verdiğim sayfalarda zikir ve nefis mertebeleri hususu okunup genel bir bilgi edinilebilir. Böylece bu hususlarda ortaya paydaya varabiliriz. Ben kademe kademe ilavelerde bulunacağım.

    > abdullahbaba.com/zikir.asp
    > abdullahbaba.com/nefis_mera.asp

    İkinci ilavem, Ya Rahmân zikrinden başka Kalb perdelerini şeffaflaştıracak tesbih besmele-i şeriftir.

    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

    Besmele-i Şerif hergün sabah namazından sonra 2500 defa zikredilmesi çok bereketlere vesile olması ile beraber Kalb gözünü açıcı, basireti parlatıcı tesir icra eder.

    Kalb gözü hususunda anladıklarıma göre bir çerçeve çizmek istiyorum. Kalb gözü üzerine okuduğum yorumların bazılarında kalb gözü'ne basit bir 6. (Altıncı) his ismiyle geçiştirme veyahutta daha engin beklenti olmamasını farkettim. Anladıklarımla kıyasen şunları ifade edebilirim.

    "Kalb gözü" diye bildiğimiz mü'min'e mahsus silah/avantaj/Allah'ın ihsanı veyahutta bir mü'minin istidatlarının inkişaf etmesiyle ortaya çıkan basiretinin zirvesi, Ruh'un göz penceresinin haricinde varidatlara ulaştığı membalardan birisi, ve muhakkak ki Kalb hayatının bir meyvesidir. Mevzu mütâlâa edilirken bu şekilde bakılmalıdır.

    Muhterem Hocaefendi'den dinlerken ve de tahlillerinde kerratla dinlemişimdir ki bazı ruhlar hassastırlar, Kalb hayatının inkişafı veyahutta meyvelerini derlemesi yani kalb gözüyle müşahadeleri çok az bir gayretle, bazı ruhların daha az hassas olması sebebiyle de çok üzerinde durmak, halvetlerle desteklemek, uzun bir gayret neticesinde kalb gözü inkişaf edebilir, yakazaten müşahadelere açılabilir, veyahutta keşif, müşahadeler tamamen kendisine kapalı kalabilir. Bu son guruptaki insanlara kapalı kutu nazarıyla bakılabilir. Allah onların amellerine nisbeten keşiflere istidatlı kılmayabilir, Rahmetiyle onların kazandığı hasenâtı ahirete kapalı kutu gibi, gavs mertebesinde belki ama keşifsiz kerametsiz götürür, burada keşif kerametlerle hafizânallah gurura düşmelerini, zarar etmelerini, muhafaza eder, burada keşif keramete açılamamaya bakıp aldanmamalı, ümitsizliğe düşmemeli, ama yine muhakkak ki nasibleri olanlara da bakıp ifrat nev'inden hürmete de düşmemeliyiz.

    "Kalb gözü" mevzuuna çerçeve derken, Kalbi hayatın, "Kalb mertebesi" ve verâsındaki mertebelerde seyahât ederken ulaşılabilecek müşahadeleri anlayabiliriz. Daha açacak olursak, günahlardan sakınma, farzları yerine getirmeden sonra ibadet-ü tâatle, zikirle kalb hayatı diriltilmiş olur. İlk mertebelerde, yapılan zikirler istikametinde istifadeler sözkonusu olur. Mesela, "Ya Rahmân" zikri derken, bu İsm-i Şerif'in tesiriyle kalb yumuşar, iyi huylara yönelir, çevresine merhametle bakar, İsm-i Şerif'in bereketiyle kaza, musibet, afet gibi sıkıntıları hafifler veyahutta izale olur, ayrıca zikrin ilerleyen zaman dilimlerinde olabilecek hadiseleri önceden sezmeye başlar. Bir başka husus olarakta, hâdiseleri daha isabetli yorumlamaya dirayet kazanır. Basireti (Basiret gözü) açılır, hiss-i kabl'el vuku dediğimiz hâssası inkişâf etmeye başlar.

    Hiç isimlerini vermeden "diğer tamamlayıcı esma" diye şimdilik bahsedeceğim, zikirlerle meselâ çevresine yönelik sezileri başlayabilir, hernekadar müşahade edemese de bulunduğu mecliste cin taifesinin olup olmadığı, veya civarında geçtikleri, şayet dua gibi tahşidâtları kuvvetliyse süfli cinlerin veya şeytanların bu kalbi hayatına yoğunlaşan şahsa zaaflarından saldırmaya geçtiklerini, kalb kontrolünü daha iyi yapabildiğini, ilerleyen kademelerde, zaman zaman fısıltıları, bazân müşahadeleri, daha sonraki Kalb mertebelerinde Ruh mertebesi, Hâfî mertebesi derken, Kabirlere keşfe, belki nasibi ise menkıbelere mevzubahis Melekleri bâzan görebilmesi, eşyanın zikirlerini işitebilmesi gibi tecellilere mazhâr olabilir.

    Kalb meratibi bu şekilde anlaşılmalı.


    KAYNAK: islamiforum.com/index.php?showtopic=44180



    Gönül penceresinin, uyumadan ve ölmeden melekût âlemine açılmayacağı zannedilmemelidir. İşin hakikati bu değildir; belki, uyanıklık halinde bile bir kimse, nefsini riyazete (az yemek, içmek) alıştırır; kalbini gazap, şehvet ve kötü huylardan temizler; ıssız bir yerde oturur; gözlerini yumar, duyularını çalıştırmaz; kalbiyle melekût âlemi arasında münasebet kurar; daima ALLAH'ı anıp sadece diliyle değil, kalbinin içinden ALLAH, ALLAH der ve bu hâl, ALLAH'tan başka herşeyden ve hattâ kendinden bile habersiz olacak mertebeye varırsa, gönül penceresi açılır ve başkalarının uyku halinde gördüklerini o, uyanıklık halinde görür. Yerdeki ve gökteki melekût ona açılmaya başlar.

    Kendisine bu yol açılan kimse, her türlü tarif ve ifadeye sığmayan büyük haller görür.

    Resûlüllah sallALLAHû aleyhi ve sellem'in buyurduğu:

    "Yeryüzü benim için toparlandı, doğusunu batısını gördüm." hadîsi şerifi, ALLAH Teâlâ'nın buyurduğu:

    "Yakînen bilenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin hükümdarlığını şöyle gösteriyordu." (En'âm sûresi, âyet: 75) âyet-i kerîmesi bu hâli beyân ediyor. Belki bütün peygamberlerin ilmi, duyular ve öğretim yoluyla değil, bu yol ile idi. Hepsinin başlangıcı mücahededir. Bunun için ALLAH Teâlâ buyurur:

    "Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O'na yönel!.." (Müzzemmil sûresi, âyet: ) Yani, bütün dünya meşgalesini bırak, her yönden kendini ALLAH'a havalet et, dünya ile uğraşma. ALLAH, işine kâfidir. Yine ALLAH Teâlâ buyurur:

    "O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka ilâh yoktur." (Müzzemmil sûresi, âyet: 9) Yani, O'nu vekil et, kalbini dünyadan temizle, insanlara karışma ve onlara gönül bağlama.

    "Putperestlerin söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl" (Müzzemmil sûresi, âyet: 10) âyet-i kerimesinin anlamı da budur.

    Bunlar tamamen mücahede yolunu ve riyazet tarzını öğretmektir.

    Böylelikle kalp, insanların düşmanlığından, duyusal varlıklarla uğraşmaktan insanı temizler. Tasavvufçulann yolu budur ve peygamberliğin başlangıcı da budur. Öğretim yolu ile ilim öğrenmek ise, âlimlerin yoludur. Bu da büyük bir yol ise de, peygamberlik yoluna nisbeten basittir. Peygamberlerin ve velilerin ilmine nazaran az birşeydir. Zira peygamberlerin ve velilerin ilmi, insanların öğretmesi vasıtasıyla değildir. Belki, Hazret-i Hak ve Feyyaz-ı Mutlak tarafından onların kalbine taşar. Bu yolun doğruluğu bütün insanlara tecrübe ile malum ve aklî deliller ile sabit olmuştur. Eğer sen bu mertebeye erişmemişsen, bari bu yolun gerçekliğine inanıp bu üç derecenin birinden mahrum kalmamaya gayret et ki, bunun hakikatini inkâr edenlerden olmayasm. Zikr edilen ilimler, kalbin garip hallerindendir ve ancak bu mertebe ile insanın üstünlüğü anlaşılır.

    KİMYA-YI SAADET
    İMAM GAZALİ
    KAYNAK ALINTI

  2. #2
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.12.08
    Mesajlar: 974

    bende tam bununla ilgili sorular sorucaktım sizlere ama çok sorum var konu açmam gerek

  3. #3
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 02.05.09
    Yer: TÜRKİYE - Mersin
    Mesajlar: 1.336

    Ben kalp gözümü açacağım Allah izin verirse. Ölmeden evvella onlarla iletişime geçmek beni mutlu eder. Tabiki olumsu yanlarınıda görmemezlikten gelmek çok yanlış olur.Çünkü biz Allahın izni ile kalp gözümüzü açtığımızda, kendimiz için onlarla biz arasında alemler arası kapı açılacak ve hem şeytani hemde rahmani cinler girecek çıkacak.Malesef genelde şeytani cinlerin oyuncağı olurlar kalp gözü açılan bazı insanlar.Allah Teala korusun bizi onlardan.

  4. #4
    hado77

    selamun aleykum

    her işin bir erbabı vardır bu yüzden bu kimselere danışmak daha mantıklı olur.
    bu meseleye 2 li bir yaklaşım var. dini alt yapısı olan kimse dinden kopma noktaları yaşarsa yardım geliyor. buna bizzat şahit oldum.

    ancak en güzeli nafile ibadetlere devam olarak gözükmekte.farz ibadetin yanında efendimi aleyhi ekmeltu tehaya ile murtabit olmak için özellikle nafile orucu tavsiye ederim.

    en güzel zikir la ilahe illallah olarak geçer. ancak ben size madem sırlara vakıf olmak istiyorsunuz AZİZ VE ALİM teala isimlerini zikir olarak öneririm.

    insan ilk önce bu isimlere iman ediyor. ALLAH tealaya iman ise çok farklı bir boyut. o aşamada kul ALLAH tealanın ALLAH (TEALA) olan isminin ne anlama geldiğini anlıyor.

    insanın soy bağı bakımından ilerlemesine engel koyan şeyin muhteşem bir irade sahibi olarak ALLAH tealanın yanında bulunan kimseler olduğunu anlamaya başlayınca bu iş zor bir iş diyorsunuz.

    evlilik kurum olarak ALLAH tealanın ismiyle birlikte anılınca imkansız bir hale geliyor. işte bu yüzden peygamber aleyhisselamların kesinlikle nefsi bir çıkışla evlenmediklerini anladım ve siz de anlamaya başlıyorsunuz.

    ancak ne yaparsanız yapın nafile namazsız bu işe pek girişmeyin, eğer nafile oruç da tutarsanız artık sizi eğiten kişi direkmek rasulullah aleyhi ekmeltu tehaya olacaktır.ayrıca nafile oruç kardeşinin nefsini öldüren fiilini öldürmeyen bir ibadet olarak HALLAK tealanın ismindeki sırları da açıklamaya başlar.

    ALLAH teala bizlerden razı olsun.

  5. #5
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.10
    Mesajlar: 2.198

    Allah teala razı olsun Kurt kardeşim.

    Cok güzel

İşaretlemeler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •