AAllah'ü Teala "Müminler ancak birbirinin kardeşidir"(1) buyurmaktadır. İnsanların kardeş olması için illa da aynı anneden ve babadan doğması şart değildir. "Mü'minler birbirinin kardeşidir" denilmesinden kasıt, ilk yaratılan Âdem Aleyhisselam ve Hazreti Havva anamızdan türediğimizdendir. Kardeş demek, aynı çatı altında bireysel dert ve maksatları bir olup birbirlerine her konuda yardımcı olan kimseler demektir. Buradaki kardeşlik tabirinde ise beyan olunan dert ve maksat, İslam dinini en güzel şekilde yaşamak ve bu surette Rabbimize en güzel şekilde kul olmaktır. Bunu yaparken de sıkıntıya ve cefaya maruz kalan mü'min kardeşinin yardımına koşmalıdır.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem arkadaşlığın önemini belirtmek üzere şu hadis–i şerifleri buyurmuştur:
"Biriniz kendisi için arzu ettiğini kardeşi içinde arzu etmedikçe, gerçek manada iman etmiş olamaz."(2)
İnsanın kendisi için arzu ettiğini mü'min kardeşi içinde arzu etmesinden kasıt, kişinin dini ve dünyevi menfaatlerinin tamamıdır.
"Sadece mü'minlerle arkadaşlık et. Senin yemeğini de ancak takva sahibi olanlar yesin."(3)
"Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin."(4)
Kişinin arkadaşı ile olan dostluğunun sağlam olması için aşağıdaki hususlara riayet etmesi gerekir:
1– KARŞILAŞTIĞI ZAMAN
ONA SELAM VERMEK
Kişinin karşılaştığı kimselere selam vermesi sünnettir. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e:
–Hangi Müslüman daha hayırlıdır? diye sorulduğunda
–Yemek yediren ve tanıdığına ve tanımadığına selam verendir,(5) buyurdular. Bir başka hadis–i şerifte "İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Size bir şeyi irşad edeyim mi ki, onu işlediğiniz zaman birbirinizi sevmeye başlarsınız. O iş şudur ki: aranızda selamı yayınız"(6) buyurulmaktadır.

2–HASTALANDIĞI ZAMAN
ONUN ZİYARETİNE GİTMEK
Bu konuda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Hastayı ziyaret edin, aç olanı yedirin, esirin bağrını çözün (bağışlayın)"(7) Başka bir hadis–i şerifte "Müslüman'ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır:
1–Selam verildiğinde selamı almak.
2–Davetine icabet etmek.
3–Hastalandığı zaman halini sormak.
4–Cenazesine katılıp başsağlığı dilemek.
5–Aksırdığı zaman ona duada bulunmak."(8)
3– AKSIRDIĞI ZAMAN
"ELHAMDÜLİLLAH" DERSE
ONA DUADA BULUNMAK
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Sizden biriniz aksırdığı zaman "Elhamdülillah" desin. Yanındaki arkadaşı ona "Yerhamukallah" –Allah Celle Celaluhu sana merhamet etsin–" desin. Arkadaşı böyle söyleyince aksıran kimse "Yehdina ve yehdikümullah –Allah Celle Celaluhu bizi ve sizi doğru yola iletsin ve kalbinizi felaha kavuştursun) diye dua etsin.–(9)

4– ALLAH İÇİN
ONU ZİYARET ETMEK:
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Kim bir hastayı ziyaret edip halini sorar veya Allah için bir din kardeşini ziyaret ederse bir çağırıcı ona şöyle seslenir:
–Yürüdüğün yer hoş ve güzel olsun. Cennette kendine bir konak hazırladın."(10)
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor:
"Bir adam başka bir kasabada oturan din kardeşini Allah–u Teala için ziyaret etmek üzere yola çıktı. Allah–u Teala bir meleği insan suretine sokarak yolda onun karşısına çıkardı ve aralarında şu konuşma geçti:
Melek:
–Nereye gidiyorsun?
Adam:
–Şu kasabada bir kardeşim var, ona gitmek istiyorum.
Melek:
–O kardeşinden umduğun bir nimet söz konusu mudur?
Adam:
–Hayır, onu sadece Allah rızası için seviyorum.
Melek:
–Şüphesiz ben Rabbinden sana gelen bir elçiyim. Senin o kardeşini sevdiğin gibi Allah–u Teala'da seni seviyor."(11)
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor:
"Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim kardeşinin ihtiyacını görürse, Allah–u Teala'da onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslüman'ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah–u Teala'da o sebeple onu kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslüman'ın kusurunu örterse, Allah–u Teala'da kıyamet günü onun kusurlarını örter."(12)

5– SIKINTILI ANINDA
ONA YARDIMCI OLMAK
Mümin, kardeşine darda kaldığı zaman, her şartta yardımına koşmalıdır. Konumuzla ilgili hadisi şerifler diğer konu başlıklarında zikredildiği için burada yazmayacağız. Diyeceğimiz odur ki; mümin kardeşini kendi nefsin gibi göreceksin.

6– ÇAĞIRDIĞI ZAMAN
DAVETİNE İCABET ETMEK
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Müslüman'ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selam verildiğinde selamı almak, davetine icabet etmek, hastalandığı zaman halini sormak, cenazesine katılıp başsağlığı dilemek, aksırdığı zaman ona duada bulunmak."(13)

7–MÜBAREK AY VE
GÜNLERDE HALKIN ÂDETİ
ÜZERE TEBRİKLEŞMEK
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Sizden birisi Cuma namazını kılıp ayrıldığında, din kardeşiyle karşılaştığında şöyle desin: "Allah–u Teala sizden ve bizden kabul buyursun."(14)
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Komşuluk hakkı nedir, bilir misin? Senden yardım istediğinde ona yardım edersin. Ödünç isterse verirsin. Kendisine bir iyilik ve hayır dokunduğunda kutlarsın. Başına bir musibet geldiğinde geçmiş olsun der, taziyede bulunursun."(15)

8– BAZI MEVSİM VE
MÜBAREK VAKİTLERDE
HEDİYELEŞMEK
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Ey Mü'minleri eşleri, kızları, kadınları! İsterse bir koyunun bir parçası ile olsa hediyeleşin. Çünkü bu sevgiyi gönüllerde yeşertir. Kin ve nefreti giderir."(16)
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Hediye vermeyi ihmal etmeyin. Çünkü hediye sevgi doğurur, kin ve nefreti giderir."(17)

9– ONUN EHLİNE VE
AİLESİNE SAYGI GÖSTERMEK
Kişi arkadaşına gösterdiği saygıyı ehline de gösterecek ki, arkadaşıyla olan muhabbeti artsın. Eğer kişi arkadaşının ehline saygı göstermiyorsa, onunla olan dostluğu dünya menfaatinden ibaret demektir. Böyle bir dostluk ise insanı hak yolunda muvaffak etmez.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki:
"Sizlere annenizden, babanızdan, hanımınızdan, çocuklarınızdan daha hayırlı bir şey öğreteyim mi? Allah yolunda dostlar edinin." Buradan anlaşılıyor ki, arkadaş eğer ki dindar ve tevazu sahibi ise bizim için her şeyden hayırlıdır. Eğer kötü yola sapmış olan arkadaşlarımız varsa onları güzel bir şekilde ikaz etmemiz gerekmektedir. Onların kusurlarını örtüp güzelliklerini görmemiz gerekir. Onlara karşı son derece şefkatli ve merhametli olmalıyız. Bizden büyükse şu hadis–i şerif doğrultusunda amel etmemiz gerekir:
"Herhangi bir genç bir yaşlıya yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, mutlaka Allah yaşlandığında o gence ikramda bulunanları nasip ve müyesser eder."(18) Başka bir hadis–i şerifte:
"Küçüklerine merhametli olmayan, büyüklerinin hakkını tanımayan bizden değildir."(19) Bir diğer Hadis–i şerifte:
"Saçı ağarmış yaşlı Müslüman'a saygı gösterip ikramda bulunmak Allah–u Teala'ya derin saygı duyup O'nun büyüklüğünü idrak etmek demektir."(20)