Hz. Peygamber (s.a.v), pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı. Kendisine, “Ey Allah’ın Resülül Siz her pazartesi ve perşembe günleri oruç tutuyorsunuz! Bunun hikmeti nedir?” diye sorulduğunda, Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz pazartesi ve perşembe günü, birbiriyle konuşmayanlar hariç, her müslüman affedilir. Aralarında dargınlık olanlar hakkında yüce Allah, ‘Onları barışana kadar bırakın’ buyurur.”

Konuyla ilgili bir hadis de şöyledir:

“Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır. Allah’a ortak koşmayan ve aralarında küskünlük olmayan her kul affedilir. Aralarında küskünlük olanlar hakkında yüce Allah şöyle der: Onlar barışana kadar bekleyin.”

Konuyla ilgili başka bir hadis de şöyledir:

‘Yüce Allah, ‘İnsan hiçbir söz söylemesin ki yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın’64 buyurmuştur. Hayır olsun, şer olsun insanın bütün konuştukları yazılmaktadır. Hatta kişinin, yedim, içtim, gittim, geldim, gördüm gibi konuşmaları dahi yazılmaktadır. Günlerden perşembe olunca bütün sözleri ve yaptıkları ilâhî huzura arzolunur. Hayır ve şer olanlar bırakılır, geri kalanlar ise atılır. İşte yüce Allah’ın, ‘Allah dilediğini siler, (dilediğini) sabit bırakır’ âyetinden maksat budur.”

İşte bu, başka günlerde olmayıp perşembe gününe mahsus bir özelliktir. Buraya kadar anlattıklarımız bu iki güne ait özelliklerdir. Bir de her gün ve gecenin özelliği vardır. Her güne ait özelliği Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle haber vermiştir:

“Sizi gece ve gündüz takip eden melekler vardır. Sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Yüce Allah çok iyi bildiği halde, sizlerle geceleyen meleklere, Kullarımı hangi halde bıraktınız?’ diye sorar. Melekler de, ‘Yanlarına gittiğimizde namaz kılıyorlardı. Bıraktığımız zaman da namaz kılıyorlardı’ derler.”

Üsâme b. Zeyd (r.a) sefere de çıksa, mukim de olsa, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı.

İmam Şâfiî (rah) el-Kadîm adlı eserinde şöyle demektedir: “Cahillerin pazartesi ve perşembe günlerinde oruç tutmanın farz olduğunu sanmalarından korktuğum için, her pazartesi ve her perşembe günü oruç tutulmasını mekruh görüyorum. Ama farz olduğunu sanma gibi bir durum söz konusu değilse, bu günlerde sürekli oruçlu olmanın bir sakıncası yoktur. Hatta daha güzeldir.”

BU MÜBAREK UZUN GÜNLERDE NEFİS TERBİYESİ İÇİN BULUNMAZ FIRSATLARDIR BU PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNÜ ORUÇLARI RABBİM NEFSİMİZLE BİR AN BİLE BAŞBAŞA BIRAKMASIN.